|
|
11月22日
Quote
benim cok sevdiğim bir hikaye bunu sizlerle paylaşmak istedimm (aslı)
|
10.sınıf İngilizce dersinde yanımda bir kız oturuyordu onun için 'benim en iyi arkadaşım' diyordum... ama ben onun ipek gibi saçlarına bakıp onun benim olmasını istiyordum... Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum, dersten sonra kalktı ve geçen gün sınıfta olmadığı için o günün notlarını istedi ona notları verirken bana teşekkür etti ve yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum... 11.sınıf Telefonum çaldı, arayan oydu ve ağlıyordu bana askın nasıl kalbini kırdığını anlattı, beni evine çağırdı, yalnız kalmak istemediğini söyledi, bende tabi ki gittim, koltuğa, onun yanına oturdum, güzel gözlerine bakmaya başladım ve onun benim olmasını diledim, 2 saat sonra Dren Barrymore'un bir filmi başladı ve onu izledik filmi izledikten sonra uyumaya karar verdi, bana her şey için teşekkür etti ve yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum... Son sınıf Mezuniyet balosundan bir gün önce yanıma geldi ve "çıktığım çocuk hasta ve partiye gelemeyecek" dedi, benimde çıktığım biri yoktu ve 7. sınıfta birbirimize söz vermiştik eğer çıktığımız biri olmazsa partilere birlikte gidecektik, "en iyi arkadaş" olarak. Ve partiye birlikte gittik, o aksam çok güzeldi, her şey yolunda gitti, partiden sonra onu evine kapısının önüne kadar bıraktım, kapının önünde ona baktım o da bana o güzel gözleriyle gülümseyerek baktı. Onun benim olmasını istiyordum... Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum, bana "hayatimin en güzel zamanını geçirdiğini" söyledi ve yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum... Günler, haftalar, aylar geçti ve mezuniyet günü geldi çattı... Sürekli onu izledim onun mükemmel vücudunu seyrettim. Diplomasını almak için sahneye çıkarken sanki havada süzülen bir melek gibiydi. Onun benim olmasını istiyordum... Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum. Herkes evine gitmeden önce yanıma geldi ve ağlayarak bana sarıldı sonra basını omzuma koydu ve "sen benim en iyi arkadaşımsın, teşekkürler" deyip yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...Aradan yıllar geçti...Bir kilisedeyim ve o kızın nikahını izliyorum... evet artık evleniyordu, onun "evet, kabul ediyorum" demesini, yeni hayatına girmesini izledim, başka bir adamla evli olarak. Onun benim olmasını istiyordum... Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum. Yeni hayatına girmeden önce yanıma geldi ve "nikahıma geldin teşekkürler" deyip yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...yıllar çok çabuk geçti... Su an benim bir zamanlar en iyi arkadaşım olan kızın tabutuna bakıyorum, eşyaları toplanırken lise yıllarında yazdığı günlüğü ortaya çıktı... Hemen günlüğünü aldım ve günlükte okuduğum satırlar şöyleydi... "Onun gözlerine bakarak onun benim olmasını diledim... Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum... Keşke bana beni bir kez sevdiğini söyleseydi..." |
|
Bir LoginDream Ürünüdür ve her hakkı mahfuzdur!
ANLADIM
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda anladım. Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış, Kendi yolumu çizdiğimde anladım.. Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil.. Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.. Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış, Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.. Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden, Neden hiç ağlamadığımı anladım.. Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş, Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım.. Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş, Çok acıttığında anladım.. Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını, Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım.. Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet, Yüreğini elime koyduğunda anladım.. ''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak, Sana ''git'' dediğimde anladım.. Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek, Git dediklerinde gittiğimde anladım.. Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan , Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım.. Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım.. Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş, Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış, Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.. Ölürcesine isteyen,beklemez... sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi, Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım.. Sevgi emekmiş, Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...
aşağıdaki linke tıklayın !
Bir Yudum Huzur
****
BİR DÜŞÜN İÇİNDE BİR DÜŞ
Alnına konsun bu öpüş! Ve, şimdi senden ayrılırken, İtiraf edeyim ki- Günlerimi bir düş Sayarken yanılmıyorsun; Ama, umut gitmişse uzaklara Bir gece ya da bir gün Bir görüntüde ya da bir şeyde olmaksızın Fark eder mi bu yüzden? Bütün gördüğümüz ve göründüğümüz Yalnızca bir düş içinde bir düş. Kırılan dalgaların dövdüğü bir kıyının Haykırışları içinde duruyorum: Ve altın kum taneleri Tutuyorum avucumda- Ne kadar az! Ama nasıl da Süzülüyorlar parmaklarımın arasından derinlerine Ben ağlarken - ben ağlarken! Ah Tanrım! Daha SIKI Tutamaz mıyım onları? Ah Tanrım! Tekini bile kurtaramaz mıyım acımasız dalgadan? Bir düşün içinde bir düş mü bütün gördüğümüz ve göründüğümüz?
EDGAR ALLAN POE
***
İki Defa (Bir Norveç Sevda Şiiri)
Her şeyi iki defa buldum ben Gökyüzünü, güneşi, yıldızları Ve ne varsa baharla gelen: İlkin gözlerimi açtığım gün dünyaya Sonra hayatıma girdiğin gün sen. Ölümüm de iki defa olacak benim: Önce, sen beni unuttuğun için Sonra, ben senden vazgectiğim gün İki defa öleceğim. Ama bu öyle uzak, öyle olanaksız ki Gerçek ölüm geldiğinde bizi Yine koyun koyuna bulacak Ve uyandırmaya kıyamayacak.
Magli Elster
***
Quote
Kaç aşka mal oluyor acaba?
Bu resim bir LoginDream ürünüdür ve her hakkı mahfuzdur!
Aşklar mı dediniz?
Sevmeden sevilmek, dokunulmadan dokunmak, yaralanmadan yaralamak, acı çekmeden acı çektirmek, zırhlarımızı, akıllarımızı, hesaplarımızı bunları elde etmek için mi kuşanıyoruz? Onun için mi deneyip duruyoruz insanları? Her sınamada onlar biraz daha fedakâr, biz biraz daha mı güçlü oluyoruz. Güçlü olmak isteğinin aslında nasıl bir korkaklık olduğunu fark edememek kaç aşka mal oluyordur insana. Acaba kendimizi en çok savunduğumuz sırada mı alıyoruz en büyük yaralarımızı, en büyük budalalıklarımızı en akıllıca davrandığımızda mı yapıyoruz acaba ?
Rahatı ve güvenceyi en çok istediğimizde mi kaybediyoruz en büyük mutluluklarımızı, en çok korktuğumuzda mı acaba korktuğumuz başımıza geliyor?.. Kendimizi bu kadar savunmasak, bu kadar akıllı olmasak, rahatın peşinde bu kadar koşmasak ve bu kadar çok korkmasak, yaralarımız, pişmanlıklarımız ve acılarımız daha mı az olurdu acaba ? "Tanrıyı ve insanları deneme," diyen Nietzche'ye aldanmayıp herşeyi ve herkesi bu kadar çok deneyden geçirdiğimiz için mi Tanrıyı ve insanları kaybediyoruz? İnsanları bu kadar çok denediğimiz, kendimizi kalkanlarımızın arkasına böylesine iyi gizlediğimiz, hiçbir acıya ve sıkıntıya razı olamadığımız için mi en çok istediklerimiz en uzağımıza düşüyor, mutluluk ele geçmez bir masal kuşuna dünüyor ?
Schiller'in o muhteşem "Eldiven" şiirinde anlattığı hikâyeyi belki daha iyi okumalıydık, oradaki şövalyenin adım seslerini belki daha çok duymalıydık. Hep erken öleceğini düşünen, hayatı bu düşünce nedeniyle telaşla geçen ve düşündüğü gibi erken ölen Schiller'in söylediklerine biraz daha dikkat etmeliydik, kendi ölümünü bilen birçok şeyi bilebilir çünki. Arenada, bütün şövalyelerin aşık olduğu ve evlenmek istediği harikulade güzel prenses kral babasıyla birlikte oturuyor, çevreleri genç ve yakışıklı şövalyelerle dolu, hepsi bir küçük tebessüm için bekliyorlar.
Borazanlar çalıyor ve aslanlar çıkıyor arenaya, kocaman yeleleri, gergin belleri, iri pençeleriyle kükreyerek dolaşıyorlar. Prenses zarif ellerini saklayan uzun eldivenlerden birini çıkartıp aslanların arasına atıyor. - Kim eldivenimi alıp bana getirirse onunla evleneceğim. Müthiş bir sessizlik oluyor, bir anda herkes susuyor. Bir şövalye diğerinden ayrılıyor, taş merdivenlerden ağır ağır inmeye başlıyor, parlak çizmelerinin çıkardığı adım sesleri tek tek duyuluyor. Arenaya giriyor, aslanlar hareketsiz ve şaşkın, bu cesur şövalyeye bakıyorlar, o hiçbirine aldırmadan eldiveni alıyor, gene adım sesleriyle taş merdivenleri çınlatarak çıkıyor. Eldiveni prensesin kucağına bıraktıktan sonra, kendisine hayranlıkla dönen prensese bir kez bile bakmadan yürüyüp gidiyor. Nietzsche "Tanrı ve insanları deneme" diyor. Schiller, eldiven şiirini yazıyor. Biz, herkesi her zaman deniyoruz, emin olmak, güvenmek istiyoruz, sevgisini ve bağlılığını her an kanıtlasın, hayatını ve herşeyini tehlikeye atsın ve bunu binlerce kez yapsın istiyoruz. Kendimizle ve korkularımızla o kadar doluyuz ki, hiçbir duyguyu, hiçbir insanı, hiçbir nesneyi olduğu gibi bütün gerçekliğiyle göremiyoruz, her şey kendimizle ve korkularımızla oluşturduğumuz prizmalardan kırılarak ulaşıyor bize, her şeyi olduğundan başka bir biçimde ve olduğundan başka bir yerde görüyoruz. Belki de bu yüzden aradığımız şeyleri aramamız gereken yerlerden başka yerlerde arıyoruz. Mutlulukla aramıza korkularımızı ve kendimizi sokuyoruz. Aragon'un dediği gibi eğer "mutlu aşk yoksa," bu aşkın suçu değil. Aşkı, acısından, kederinden, tedirginliğinden, ayrılığından, üzüntüsünden, yarasından ayıklamaya çalışanların aşkı, mutlu olmayan aşklar. "Ben acıya, aldatılmaya, kedere razıyım," diyenlere verilebilecek bir armağan mutlu aşk... Aşk iki eli dolu bir eski ilahe, birinde mutluluğu birinde acıyı veriyor. Acıyı almadan öbürünü almak mümkün değil. Çok mu korkuyoruz acıdan ve yaradan ve kederden? Korku bizi acılardan koruyor mu peki? Aşk, o eski ilahe, acıdan korkana inadına acıyı verip öbür elini kapatıyor. Acısız mutluluk olmuyor. Lermontov, çocukluğumun müthiş yazarı, "Zamanımızın Bir Kahramanı" isimli kitabını yazdığında Rusya'yı birbirine katmıştı... Hiçbir kadını sevmeyen, ama bütün kadınları kendine aşık etmekten hoşlanan birini anlatıyordu... Şu hiç unutmadığım Peçorin'i, Lermontov'un ve hepimizin zamanının kahramanı olan yalnız ve sevgisiz adamı. Ne kadar şanslıydı Peçorin, bütün kadınlar onu seviyor, ona aşık oluyor, ama o kimseyi sevmiyordu, duyguları çelik gibi zırhlarının içine hapisti, dokunulmazlık ve yaralanmazdı, insafsızdı, kadınları kendine aşık edip kaçıyordu, kendi duygularına yaklaşılmasına bile izin vermiyordu. Çocukluğumun kahramanı bir korkaktı. Ve mutsuzdu. Ve Lermontov, yalnızca tek bir roman yazabilmiş, ikincisinin yarısındayken, yirmi yedi yaşında bir düelloda öldürülmüş o uzun saçlı şair, sanırım o da mutlu değildi. Peçorin, edebiyatın unutulmaz kahramanları arasına girdi, korkulardan örülmüş bir kahramana ilgiyle baktı insanlar. Sevmeden sevilmek, dokunulmadan dokunmak, yaralanmadan yaralamak, acı çekmeden acı çektirmek, zırhlarımızı, akıllarımızı, hesaplarımızı bunları elde etmek için mi kuşanıyoruz? Onun için mi deneyip duruyoruz insanları? Her sınamada onlar biraz daha fedakâr, biz biraz daha mı güçlü oluyoruz. Güçlü olmak isteğinin aslında nasıl bir korkaklık olduðunu fark edememek kaç aşka mal oluyordur insana. Ama korkulardan kurtulmak da ne kadar zor. Her seferinde hep acıyan yerimiz aklımıza gelir. Aşkı her gördüğümüzde, hemen kendi üstümüze kapanmamız, hep o acıyan yerimizi korumak istememizden. Kendimizi bu kadar sakınarak nasıl yaşayabiliriz hayatı? Bu kadar güçlü, bu kadar akıllı, bu kadar zırhlı olarak nasıl değebiliriz hayata? Bir Peçorin mi olmalıyız? Yoksa kendi aşkında yanan bir Anna Karenina mı? Peçorin kimseyi sevmedi. Anna Karenina istediği kadar sevilmedi. Peçorin, Anna Karenina'ya aşık olsun isterdim, sevmeyi bilen ve sevmekten korkmayan o kadına tutulsun isterdim... Peçorin, eminim o zaman "Ya o beni sevmezse" diye soracaktı... Ben de ona, "Anna Karenine, Anna Karenina'ysa eğer, seni sever," derdim. Aşık bir Peçorin... Mutlu olurdu herhalde, ama büyük bir ihtimalle onu edebiyat kahramanları arasından silerdi o zaman. Hangisini tercih ederdi acaba, unutulmaz bir roman kahramanı olmayı mı, yoksa korkusuzca seven ve sevilen mutlu bir aşık olmayı mı? Siz hangisini seçerdiniz? Hayat seçimlerle dolu ve Pascal'ın dediği gibi "her seçim bir kaybediştir," bir şeyi seçer, bir başka şeyi kaybedersiniz. Ya da hiçbir şeyi seçemez ve her şeyi kaybedersiniz. Bu da bir seçim... Bir şeyi seçip bir başka şeyi kaybetmek mi, hiçbir şeyi seçmeyip her şeyi kaybetmek mi? Zırhlarımız, korkularımız, savunmalarımız, hesaplarımız bizi hep bir şeyi seçmemeye götürüyor, aklımız "öbürünü kaybetmemeliyiz" diyor... Ve en akıllı, en güç, en zırhlı, en hesaplı olduğumuz zamanda, her şeyi kaybediyoruz, en çok istediğimiz bizden en uzağa düþüyor. Kendi seçimimizi yapamadığımız için de insanları sınayıp duruyoruz. Eldivenlerimizi aslanların arasına atıp "Beni seviyorsan onu getir," diyoruz. Bir eldivene bir aşk gidiyor. Nietzsche, "Tanrıyı ve insanları denemeyin," diyor. Schiller, eldiven şiirini yazıyor. Peçorin, Anna Karenina'yı sevmiyor. Anna Karenina, aşık olmayı hayatıyla ödüyor. Peçorin mi olmalı Anna Karenina mı? Her seçim bir kaybediş. Hele, hem Peçorin'i hem de Anna Karenina'yı seviyorsanız. Bütün kitapları okuyorsunuz, hayatın karmaşık yollarından dolanıyorsunuz ve çıka çıka hep aynı mısraya çıkıyorsunuz. "Ten hüzünlü heyhat... Ve okudum bütün kitapları." Heyhat ten hüzünlü, bütün kitapları okusanız da. En büyük yaraları kendinizi en çok savunduğunuzda alıyorsunuz, en büyük budalalıkları en akıllıca davrandığınızda yapıyorsunuz, en güçlü olmayı en çok korktuğunuzda istiyorsunuz ve mutluluk hep uzaklarda kalıyor. Savunmasız, güçsüz ve hesapsız olmak belki de mutluluğun kapısını açacak. Ama bunun için Peçorin'in Anna Karenina'ya aşık olacağı bir kitap bulmak gerek. Anna Karenina, Peçorin'e sevmeyi öğretmeli. Ve, ten bu hüzünden kurtulmalı.
Osman Müftüoğlu ***
*** Aşklar mı dediniz?
Gök, güneşini denizle bölüşmüş! mehtap göllere sinmiş ... ve inmiş tüm suların üzerine sevdalar. Bütün ışıklar suya; ben? gözlerine düşmüşüm .. muammer erkul *** |
ve sessiz ol yüreğim, duyurma çığlığını, bırak aksın içindeki dehlize sen bil ki duyurulmayan çığlıklardadır bütün mucize...
***
Zamanla solar en güzel hayaller
Herşey, yalan olur gerçek nedir ki?
Kaybolur umutlar, biter emeller,
Yüreğin kan ağlar, gülmek nedir ki?
Koşarsın peşinden gönül vererek;
Hayatını varlığını, yere sererek,
Yanarsın uğruna aşkım diyerek,
Sonrası ayrılık, sevmek nedir ki?...
GİTSEM DİYORUM
Sevginin bir tadı kalmadı artık,
Gelip geçici bir heves diyorum
Gün ışığı düşmanım, yarim karanlık
Gözlerimi kapatıp gitsem diyorum.
Her sevginin sonu hüsran ayrılık,
Böyle yaşamaktan bıkmışım artık,
Bedenimi cansız yere bırakıp,
Terketip dünyayı gitsem diyorum.
Ağlayan gözlerle, yorgun kalbimle
Gülmeyi unuttum bu kaderimle,
Dönüşü olmayan uzun sefere,
Sessiz vedayla çıksam diyorum.
Doğduğum günden şu ana kadar
Ömrümden çaldılar hep azar azar
Sevdiklerim kazdılar bana mezar
Kefenime sarılıp yatsam diyorum...
Çekeceksen ellerini ellerimden,
ateşin sönecekse bir damla gözyaşıyla.
haykıramadıklarını vuracaksan yüzüme,
vuracaksan beynimden kurşun gibi o sözleri,
Elveda sana, Elveda yüreğim.!

SEVGİYİ BİLGİSAYARINIZA YÜKLEYİN
Müşteri: Çok fazla teknik bilgim yok. SEVGİ yüklemek için ne yapmam gerekiyor?
Yetkili: İlk olarak KALBİM dosyasını açmanız lazım. Açtınız mı?
Müşteri: Evet açıldı. Ancak şu anda GEÇMİŞ_ACILAR.EXE, DÜŞÜK_GÜVEN.EXE, HASET.EXE VE GÜCENME.EXE isimli programlar da çalışıyor. Onlar çalışırken SEVGİ yükleyebilir miyim?
Yetkili: Problem değil. Yüklediğiniz anda SEVGİ otomatik olarak GEÇMİŞ_ACILAR.EXE'yi silecektir. Gerçi bir süre geçici hafızada kalabilir ama artık diğer programları etkilemez. SEVGİ er veya geç DÜŞÜK_GÜVEN.EXE'yi silere YÜKSEK_GÜVEN.EXE isimli bir modül yükleyecektir. Ancak siz, HASET.EXE VE GÜCENME.EXE'yi mutlaka kendiniz kapatmalısınız. Bu programlar SEVGİ'nin yüklenmesine engel olurlar. Onları kapatabilir misiniz lütfen?
Müşteri: Tamam kapattım, SEVGİ otomatik olarak yüklenmeye başladı. Bu normal mi?
Yetkili: Evet ama unutmayın ki bu sadece temel program. Üst sürümlerinin yüklenmesi için başka KALP'lerle bağlantı kurmanız gerekiyor.
Müşteri: Haydaa... Daha şimdiden hata mesajı verdi. Ne yapmam gerekiyor?
Yetkili: Mesaj ne diyor?
Müşteri: Hata-412! Program iç sistemde çalışmıyor! Bu ne demek?
Yetkili: Endişelenmeyin, bu çok rastlanan bir sorun, çözümü de var. Hata mesajı, SEVGİ programının başka kalplerde çalışmaya hazır olduğunu ancak sizin kalbinizde çalışmadığını söylüyor. Biraz karmaşık bir programcılık dili oldu galiba... Sade bir dille şöyle diyor: 'Programın başkalarını sevebilmesi için önce sizin kendi sisteminizi sevmeniz gerektiğini' söylüyor.
Müşteri: Peki ne yapmam gerekiyor?
Yetkili: 'Kendimi Kabullenme' isimli dosyanın içinde bulacağınız KENDİNİ_AFFETME.DOC, KENDİNE_GÜVENME.TXT, DEĞER_BİLME.TXT VE İYİLİK.DOC isimli dosyaların üzerine tıklayıp hepsini KALBİM dosyasına kopyalayın.
Müşteri: Tamam. Başka bir şey var mı?
Yetkili: Şimdi çalışacaktır gerçi ama, biz ilerisi için de tedbir alalım... SÜREKLİ_KENDİNİ_ELEŞTİR_HAYATI_ZEHİR_ET.EXE diye çok uzun isimli bir dosya vardır. Onu bütün sistemde tarayın ve gördüğünüz her dosyadan silin, sonra çöp kutunuzdan da atarak tamamen kaybolduğundan emin olun!
Müşteri: Yaptım. Hey harika... Neler oluyor?.. KALP temiz dosyalarla doluyor. GÜLÜMSEME.MPG monitöre geldi. SICAKLIK.COM, BARIŞ.EXE ve MEMNUNİYET.COM hepsi KALP'e yerleşiyor.
Yetkili: Güzel, demek ki SEVGİ yüklendi ve çalışıyor. Şu andan itibaren her şeyle başa çıkabilmeniz gerekiyor. Yalnız telefonu kapatmadan önce son bir noktaya dikkat çekmek istiyorum.
Müşteri: Nedir?
Yetkili: SEVGİ programı ücretsizdir. Onu ve onun tüm modüllerini tanıştığınız herkese verin. Karşılığında onlar da başkalarıyla paylaşacak ve sonunda size tertemiz modüller olarak dönecektir... Mutluluklar...
Müşteri: Teşekkürler. Size de mutluluklar...


Gözlerinin rengine bin ışık feda olsun,
Seni sevmeyen ölmekten beter olsun,
Bu dünyada senden başkasını seversem
Yaşamak bana haram olsun

Ey bahar gözlüm sanmaki
ben seni unuttum,
Kalbimde açtığın yaralar
unutturmuyor seni bana

Birgün hesabını soracağım sana,
aldığın yıllarımın, mahvettiğin hayatımın,
Ha bu dünyada ha maşherde,
Zulmünün hesabını soracağım

BİR GAZ LAMBASININ ATEŞİ KADAR BİLE IŞIK SAÇAMAYAN YÜREĞİNDE SIĞINACAK YER BULDUM, AMA YİNEDE O LAMBA KADAR ISITMIYOR...

Benim sayfamda  dakika  saniyedir misafirimsiniz.....

Free Counter11月20日
Quote
*
ERKEKLER İÇİN KURS KAYITLARIMIZ BAŞLAMIŞTIR:

ÖNEMLİ NOT:
KONULARIN İÇERİĞİ SON DERECE KARMAŞIK VE ZOR OLDUĞU İÇİN SINIFLARA EN FAZLA 8 ER KİŞİ KABUL EDİLEBİLECEKTİR.
KONU 1:
BUZ KALIBINA NASIL SU DOLDURULUR?
ADIM ADIM SLAYTLA AÇIKLAMA
KONU 2:
TUVALET KAĞIDI RULOSU: TAKILDIĞI YERDE KENDİNİ YENİLER Mİ?
YUVARLAK MASA TARTISMASI.
KONU 3:
KLOZET KAPAĞINI KALDIRIP DUVARA VE SU BORUSUNA SIÇRATMADAN ..... : MÜMKÜN MÜ? GRUP ÇALIŞMASI.
KONU 4:
KİRLİ SEPETİYLE YERDEKİ HALI / DÖŞEME ARASINDAKİ TEMEL FARKLAR. RESİMLER VE GRAFİKLERLE AÇIKLAMA.
KONU 5:
TABAK - ÇANAK YEMEKTEN SONRA KENDİ KENDİNE LAVABOYA VEYA BULAŞIK MAKİNESİNE UÇARAK GİDEBİLİR Mİ? VİDEOYLA AÇIKLAMA.
KONU 6:
KİMLİK KAYBI: UZAKTAN KUMANDAYI BİR PARÇANIZ OLMAKTAN KURTARMAK. DESTEK HATTI VE YARDIMLAŞMA GRUPLARI.
KONU 7:
ARANAN ŞEYLERİ BULMAYI ÖĞRENMEK:
HÖYKÜREREK EVİN ALTINI ÜSTÜNE GETİRMEK YERİNE, DOĞRU YERE BAKARAK BAŞLAMAYI ÖĞRENMEK.
AÇIK FORUM.
KONU 8:
HANIMA ÇİÇEK GETİRMEK SAĞLIĞINIZA ZARARLI DEĞİLDİR. GRAFİKLER VE SES KAYDIYLA AÇIKLAMA.
KONU 9:
NORMAL İNSANLAR KAYBOLUNCA YOLU SORAR. GERÇEK YAŞAM İTİRAFLARI.
KONU 10:
HANIM ARABAYI PARKETMEYE ÇALIŞIRKEN SESSİZCE OTURMAK GENETİK AÇIDAN İMKANSIZ MI?
ARABA KULLANMA SİMÜLASYONU.
KONU 11:
HAYAT DERSLERİ: ANNE VE EŞ ARASINDAKİ TEMEL FARKLAR. SINIFTA CANLANDIRMA.
KONU 12:
NASIL İDEAL BİR ALIŞVERİŞ ARKADAŞI OLUNUR?
GEVŞEME EGZERSİZLERİ, MEDİTASYON VE NEFES ALMA TEKNİKLERİ.
KONU 13:
BUNAMAYLA NASIL SAVAŞILIR:
DOĞUM GÜNLERİ, YILDÖNÜMLERİ, DİĞER ÖNEMLİ GÜNLERİ UNUTUNCA NASIL ÖZÜR DİLENİR?
BEYİN ŞOKU VE GEREKİRSE OPERASYON




|
|
|
|
|
| . |
|
|
|
|
Abi, Kız Kardeş Diyalogları |
|
- aabiii, burda cips vardı nooldu..? - yedim. - e burda kurabiyeler vardı..? - onlarıda yedim. - yaa kolayı nereye koyduun? - içtim. - boşanda semerini yebe yuh!
burda yarım bi çukulata var yiyorum
ona göre - yiyemezsinkiii yaladım ben onu ------------------------------------------------------ - abi çay bardakları nerdee...? - ulan bide evin kızı olucaksın,
hayret bişey yaa!!! - ya söylesenee.. - tuvalete bak rezarvuarı içindeydi enson - e hani yok burdaa.. ------------------------------------------------------ - abi ojemi gördünmüü.. - ben sürüyorum şindi bidakka.
kurusun rütuş yapıp vericem
manyakmısın kızım sen ne biliym ben
senin ojeni...! ------------------------------------------------------ - ya abii fırın nasıl açılıyodu??? - açıl susam açıl diyosun açılıyo. ------------------------------------------------------ - baak kaşlarımı aldırdım nasıl olmuuş - yuh alna baak atatürk hava limanı gibi - böhüüüü ------------------------------------------------------ - ciyaaak örümceekkkk anneciimm! - spidermanın posterini odana asarsın ama. ------------------------------------------------------ - abi saç kurutma makinesini
gördünmüüüü - valla tost makinesiyle sevişiyodu enson. - bikerede doğru cevap ver bee - tamam be yedim. - bak buna inanırım işte. ------------------------------------------------------ - kimdi o ? - kim kimdi? - arayan - ne zaman? - demin telefonda konustugun
kimdi diyorum lafi dolastirma - osman - hmm. osman senin 1.90'a 90 bi abin
oldugunu bilio mu? - ee bilmese de olur bence - hmm. ------------------------------------------------------ - biricik kardesim benim dunyanin
en guzel kizkardesi cinimm.. - param yok, su getiremem,
bakkala gidemem
ders calisiom - allah cezani vermesin ben istemesem
seni yapmiyolardi ama ------------------------------------------------------ - kalk yemek isit bana hadi
kos kos kos firla - ya bi gun de kendin yap bi isini ya,
allahim neydi gunahim - ne? yarin gece cikmak istemio musun? - dolma mi tavuk pilav mi? ------------------------------------------------------ - kız git bana hede hodo al getir
bakkaldan - getirmem - getir lan - getirmem kendin al - doverim - dovemezsin - doverim - dovemezsin - gidiklarim - hangi bakkal demistin abi |
|
|
|
|
|
| |

  
Mutlu olmak için su beş basit kuralı hatırla:

Kalbini nefretten arındır

Zihnini endişelerden arındır

Basit yasa

Çok ver

Daha az bekle
 
Bilmem farkında mısın, eğer yarin ölecek olsak çalıştığımız şirket daha birkaç gün bile olmadan yerimizi dolduruverir. Oysaki ardımızda bıraktığımız ailemiz bizim kaybımızı ömürlerinin sonuna dek hissedecektir. Gel gelelim ki, ailemizden daha çok isimize veririz kendimizi, pek de akıllıca bir yatırım değil, ne dersin?
 
FAMILY ne demektir biliyor musun?
FAMILY==
(F)ather
(A)nd
(M)other
(I)
(L)ove
(Y)ou
  
|
Quote
Talking about Google'ın Bütün Servisleri...
Quote
Google'ın Bütün Servisleri...
Quote
Google'ın Bütün Servisleri...
Alerts Get email updates on the topics of your choic
Book Search Search the full text of books
Catalogs Search and browse mail-order catalogs
Directory Browse the web by topic
Earth Explore the world from your PC
Finance Business info, news, and interactive charts
Froogle Shop for items to buy online and at local stores
Images Search for images on the web
Local Find local businesses and get directions
Maps View maps and get directions
News Search thousands of news stories
|
Blog Search Find blogs on your favorite topics
Blogger Share your life online with a blog -- it's fast, easy, and free
Calendar Organize your schedule and share events with friends
Gmail Fast, searchable email with less spam
Groups Create mailing lists and discussion groups
Picasa Find, edit and share your photos
Talk IM and call your friends through your computer
Translate View web pages in other languages
Maps for mobile View maps and get directions on your phone
Mobile Use Google on your mobile phone
SMS Use text messaging for quick info
|
Pack A free collection of essential software
Code Download APIs and open source code
Labs Explore Google's technology playground
Toolbar Add a search box to your browser
Desktop Search and personalize your computer
Specialized Searches Search within specific topics
Video Search TV programs and videos
Web Search Search over billions of web pages
Web Search Features Find movies, music, stocks, books, and more
Scholar Search scholarly papers
| 11月19日
|
SPACES ve DİĞER SİTELER İÇİN MALZEME LİNKLERİ VE UPLOAD EDİLMİŞ MP3 ' LER
SPACES ve DİĞER SİTELERDE KULLANMAK İÇİN BACKGROUND-ÇİZGİ GİF -HERÇEŞİT YAZI-ANİMASYON-ARA ÇİZGİLER-SAYAÇ-SAAT-KONTÜR-RENK BULMA VS... SİTE LİNKLERİ
--------------------------------------------------------------------------------
http://www.resimload.com/ BU SİTE ÜCRETSİZ RESİMLERİ UPLOAD EDİYOR VE MSN SPACES İNİZE KOYMANIZ İÇİN URL VE LİNKLER VERİYOR MUTLAKA GİRİN (ASLİ'S SPACES)
|
|